Eric Enge’in Matt Cutts ile Röportajı
Matt Cutts, 2000 yılı Ocak ayında Google’da program mühendisi olarak çalışmaya başladı. Google’dan önce, North Carolina Üniversitesinde bilgisayar grafikleri üzerine doktora yapıyordu. Cuttz’ın ayrıca; UNC-Chapel Hill’de bilim master’ı ve University of Kentucky’de matematik ve bilgisayar bilimleri alanında lisans dereceleri var.
Cutts, Google ailesinin filtresi olan SafeSearch’ü oluşturdu. Google’daki deneyimine ek olarak, Savunma Bakanlığında gizli yetkiye sahipti ve aynı zamanda bir oyun şirketinde çalışıyordu. Cutts, şu ana kadar yaptığı işlerden en eğlenceli olanının Google olduğunu belirtiyor.
Şu anda Google’ın Webspam takımında ilerlemekte olan Matts, blog’unda webmaster’lık ile alakalı konulardan bahsediyor.
Matt Cutts ile ropörtaj
Eric Enge: Biraz insanların yaptıkları farklı tür link kodlamalarından bahsedelim. Örneğin, JavaScript ile yazılan linklerden ve bir linki diğer bir kişiye yönlendirmekten yani linkin devrinden. Bir linkin hala link olarak algılandığı durum ile ilgili senaryolardan biraz bahsedebilir misiniz?
Matt Cutts: Direkt link, her zaman en basit olandır. Yani eğer bir direkt link yapmak isterseniz, bu her zaman oldukça faydalıdır. FireFox ya da Mozilla’da çalışmakta olan birinin ilginç bir teklifi vardı. Bu, ping niteliği ile alakalı bir şeydi; link hala direkt olsa da, ping amaçları izlemek için kullanılabiliyor. Yani oldukça umut verici bir şey. Çünkü bu tip bir uygulama direkt linkin doğasına uygun, aynı zamanda da birine sinyal gönderebiliyor. Google genelde, 301 ve 302’leri, Meta Yenilemeleri ve JavaScript’leri takip etmede iyi iş çıkarıyor. Bizim yapmayacağımız ve yasak olan şey ise, yeniden yönlendirilmiş olanları robots.txt aracılığı ile takip etmek.
Sanırım birçok durumda, PageRank, Link Juice ya da nasıl adlandırmak isterseniz onun, uygun hacmini hesaplayabiliyoruz.
Eric Enge: Yani bunu izlemeye ve kredi sağlamaya çalışıyorsunuz.
Matt Cutts: Evet.
Eric Enge: NoIndex, NoFollow ve Robots. txt’in, çeşitli kullanımlarından bahsedelim. Hepsinin arasında ufak tefek farklar var. Bunu 3 şeye dayandıralım: 1- Link Juice’dan geçip geçememe; 2- Sayfanın hala dolaşılabilmesi ya da dolaşılamaması; 3- Etkilenmiş sayfayı içerikten uzak tutması ya da tutmaması.
Matt Cutts: Robots. txt ile başlayacağım çünkü bu insanların 1996 yılından beri “girilmez” tabelası olarak kullandıkları şey. Robots. txt oldukça ilginçtir, çünkü her arama motoruna, bu yöntem ile bir dizinin hatta bir sayfanın görüntülenmemesi söylenebilir. Hatta birçok arama motoru wildcards gibi değişkenlere sahiptir. O yüzden *.gif görüntüleme derseniz, resim görüntülemelerinizde GIF’ler görüntülenmez.
Bizim Sitemap Destekleri gibi ilave standartlarımız var. O yüzden, Sitemap’in bulunabileceği linkler de belirtebilirsiniz. Sanırım Google’ın robot.txt uzantısında kullanmayı desteklemediği parametre crawl-delay. Google’ın bunu desteklememesinin sebebi, birçok kişinin bunu yanlış kullanması. Örneğin; crawl-delay olarak yüz ya da bin gibi sayılar seçiyorlar; bunun da anlamı bir sayfayı günde sadece bir kere görüntüleyebilmeniz gibi bir şey.
Hatta sayfaları sadece ayda bir kez görüntüleyebileceğimiz şekilde crawl-delay ayarlamaları yapanlar bile var. Bunun yerine, Webmaster Central’da ayarlama imkanı sunuyoruz. Crawl-delay ise bunun tam tersi ve her “n” saniyede bir beni görüntüle diyor. Aslında istediğiniz şey, kaç Googlebot’un sitenizi bir kerede ziyaret edebileceğini gösteren bir host-load. 2 host-load, sitenizin bir kerede 2 Googlebot tarafından ziyaret edilebildiği anlamına geliyor.
Robots.txt, bir sayfayı gezinemeyeceğiniz anlamına geliyor ve Google’da robots.txt’de yasaklı olan sayfaları dolaşmıyor. Fakat bu sayfalar PageRank’lerini arttırabiliyorlar ve arama motoru sonuçlarında yer alıyorlar.
Eskiden, birçok popüler web sitesi görüntülenmek istemiyordu. Örneğin eBay ve New York Times hiçbir arama motoruna hatta Google’a bile sayfalarının görüntülenmesi için izin vermiyorlardı. Örneğin biri Google arama motorunda eBay yazdığında, eBay’in sitesine ulaşamıyordu; çünkü Google eBay’i görüntüleyemiyordu. Bu da Google için pekiyi bir şey değildi. Sonradan bir uzlaşma kararı aldık, robots.txt aracılığı ile görüntüleyemiyorsak da, gördüğümüz URL’yi kullanabilme izni aldık.
Eric Enge: Yani bu siteye bağlantı veren diğer sitelerdeki linklere odaklandınız.
Matt Cutts: Kesinlikle. Böylece eBay’e görüntülenmemiş referans ile geri döndük.
Eric Enge: Bunun gösterimi şu şekilde oluyordu. URL’leri açıklamasız bir şekilde sıralıyordunuz ve bunlar da içerikte gördüğünüz girişleri oluşturuyordu. Değil mi?
Matt Cutts: Kesinlikle. Komik olan ise, bazen ODP (DMOZ) açıklamalarına dayanıyor olmamız. Böylece çok iyi görünen görüntülenmemiş referanslarla insanların karşısında çıkıyorduk, hatta insanlar bunları görüntülediğimizi bile düşünüyorlardı. O yüzden bu, biraz karmaşaya sebep oldu. Robots.txt en uzun dayanan standartlardan biri oldu. Fakat Google için NoIndex’in anlamı, arama sonuçlarında bile göstermemek.
Eric Enge: NoIndex sayfası PageRank’i arttırabilir mi?
Matt Cutts: NoIndex sayfası PageRank’i arttırabilir, çünkü linkler bir Nolndex sayfasının dışından takip edilir.
Eric Enge: Yani PageRank’i arttırabilir ve PageRank geçilebilir.
Matt Cutts: Doğru. Hala PageRank’i arttıracaktır fakat içeriğimizi göstermez. O yüzden şahsen, sonu ölüm olan bir NoIndex sayfası hazırlamazdım. Ama diğer birçok sayfaya linki olan bir NoIndex sayfası hazırlayabilirsiniz.
Örneğin, bir ana Sitemap sayfasına sahip olmk ve herhangi bir sebepten onu NoIndex’lemek isteyebilirsiniz. O zaman, diğer tüm Sitemap’lerinize link verin.
Eric Enge: Ben de bir örnek vereyim. Diyelim ki; bir kullanıcının bakış açısından ortaya çıkmış bir içeriğin değerli olduğunu düşünüyorsunuz, fakat bunun diğer bir sayfadakinin neredeyse aynısı olduğunu fark ediyorsunuz. Bu sayfa hala link alabilir, fakat onu içerikte istemezsiniz ve crawler’ın sitenin geri kalanındaki yollara devam etmesini istersiniz.
Matt Cutts: Evet bu doğru. Başka bir örnek daha verelim. Bir giriş sayfanız olabilir ve insanlar bu sayfaya link veriyor olabilirler. Bunun çok az bir içerik değeri vardır, o yüzden bu sayfayı NoIndex’leyebilirsiniz, buradaki linklerin PageRank’ine bir zarar gelmez.
Ayrıca isterseniz NoFollow metatag’i de ekleyebilirsiniz ve bu “sayfayı Google dizininde gösterme, verilen linkleri takip etme ve o sayfadan PageRank akışı olmasın” anlamına gelecektir. PageRank’inizin nereye doğru akmasını ve Googlebot’un nereye daha çok zaman ve dikkat göstermesini istediğiniz ile ilgili elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.
Eric Enge: NoFollow metatag’i sayfadaki NoIndex’i mi ifade ediyor?
Matt Cutts: Hayır. NoIndex ve NoFollow metatag’leri birbirinden farklı. NoIndex metatag’i, en azından Google için şu anlama geliyor: Bu sayfayı Google içeriğinde gösterme. NoFollow metatag’i ise, “tüm bu sayfadaya giden linkleri takip etme” anlamına geliyor.
Eric Enge: Peki sayfa A ve sayfa B linkleri? Sayfa A, NoFollow metatag’i içeriyor ya da Sayfa B’ye bağlantılandırılan link NoFollow içeriyor? Sayfa B hala gezilebilecek mi?
Matt Cutts: Hayır. Sayfa A’da bulunan linklerden dolayı gezilemez. Fakat internette diğer linkler sayfa B’ye bağlantılandırılıyorsa, bu linklerden sayfa B’ye ulaşılabilir.
Eric Enge: Peki. Yani NoFollow’un iki kademesi var. Linkin niteliği ve metatag.
Matt Cutts: Kesinlikle.
Eric Enge: Biz, çalıştığımız müşterilere: “Hakkımızda” ya da “iletişim” sayfalarını ana sayfadan NoFollow özelliği ile link vermelerini söylüyoruz. Ve diğer tüm sayfalardan onlara link vermelerini söylüyoruz. Bu, aldıkları link juice’i düşürmenin bir yolu. Bu tip sayfalar genelde, en yüksek PageRank’e sahip sayfalar ve bunlar arama trafiği adına bir şey yapmıyorlar.
Matt Cutts: Kesinlikle. NoFollow’u genel bir mekanizma olarak dikakte alıyoruz. NoFollow da aslında bir metatag. Bir metatag olarak NoFollow, “bu sayfaların tümünü görüntüleme” anlamına geliyor.
Başlıbaşına bir link özelliği olaran NoFollow ise; “bu belirli linki takip etme” anlamına geliyor.
Rand Fishkin ile SEOmoz için bir ropörtaj yaptık ve NoFollow’un robots. txt’a ek olarak kullanılabilecek bir araç olduğunu konuştuk. NoIndex ve NoFollow birer metatag olarak, Googlebot’un sitenizi gezinmesini farklılaştırır. Bunların ikinci emir etkisindan daha fazlasını ifade ettiklerini fark etmek önemlidir. Önemli olan iyi bir sayfaya sahip olmaktır ve insanların bunu bildiklerinden emin olmaktır, bir kere belli bir hacimde PageRank’iniz olursa, bu araçlar PageRank’inizi arttırmanız için size yol gösterir.
Eric Enge: Doğru. Diğer bir senaryo ise, sitenizle ilgili kitlesel içerik kopyalama problemleri olması. Birçok kişi bunu, kötü bir şey olduğunda farkediyor. Çok çabuk hareket etmek ve bu sayfaları NoIndex’lemek istiyorlar. Çünkü kopyalanmış içeriği kaldırmak, dizinden de çıkartmak demek. Dizinden de çıkartıldıktan sonra, NoIndex olarak bırakabilirsiniz ya da robots.txt’e geri gidip, sayfaların gezilmesini engellersiniz.
Matt Cutts: Bu aşamada insanları denemeler yapmaları ve onlar için en iyi olanı belirlemeleri konusuna yönlendirebilirim, çünkü biz içeriğin silinmesi için birçok yöntem sunuyoruz.
Matt Cutts: Mesela robots.txt.
Eric Enge: Evet. Ayrıca URL kaldırma aracı da kullanılabilir.
Matt Cutts: URL kaldırma aracı bunu yapmanın diğer bir yolu. NoIndex’den ziyade, tüm linklerin, sayfanın önemli versiyonuna bağlantılandırılması daha önemli. Eğer iki kopya varsa; bizim Webmaster Central’dan, Yahoo’yu kullanarak, ya da diğer araçları kullanarak geri linklere bakabilirsiniz ve bu sayfaların neden kopya olarak göründüğünü anlamaya çalışabilirsiniz. Kendi sayfanızda yer alan tüm geri linklerin, tercih edilen sayfaya değiştirilmesi oldukça kolaydır. Bu yapabileceğiniz en kısa şeydir ve etkisini göstermesi sadece birkaç gün alır. Fakat eğer derinlerde bir URL ise, muhtemelern NoIndex’i denemek isteyeceklerdir.
Eric Enge: Biraz da linke dayalı olmayan algoritmalardan bahsedelim. Linklerin dışında arama kalitesini arttırmak için hangi işaretler kullanılabilir? Ve şu anda kullandığınız işaretlerle ilgili birkaç örnek verebilir misiniz?
Matt Cutts: İtibar ile ilgili ilk olarak baktığımız şeyin linkler olduğunu söyleyebiliriz. Kullanılabilecek diğer yollarda, veriler dağınık olduğu için bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Örneğin internet üzerindeki sarı sayfa dizinlerini dolaşarak, insanların adreslerine ya da bu tip bilgilerine ulaşmak istiyorsunuz. Sorun şu ki, birçok ofisi olan bir işletme, bu konuya ne kadar ilgi gösterirse göstersin, tüm ofislerinin adreslerini vermeyebilir.
İtibar ya da kalite sağlamak için kullanılan bu işaretlerin hepsi, oldukça karmaşık olabilir. Google’ın kalite arttırıcı her türlü işarete iyi bakacağını söyleyebilirim.
Eric Enge: Peki karmaşık işaretlere örnek olarak, insanların değişik sitelerden iGoogle sayfalarına indirdikleri Gadeget’lar olarak tanımlanabilir mi?
Matt Cutts: Birçok hesap açıp kendi Gadget’larını yükleyen ya da bu tip şeyler yaparak bu işareti sömüren insanları hayal etmek hiç de güç değil. Bu koşulda ne yazık ki tehdit analizi sürecine gitmeniz gerekebilir.
Eric Enge: Ya da sıçrama oranına bakabilirsiniz. Örneğin, biri arama yapıyor ve bir siteye giriyor. Sonra aniden Googla arama sonuçlarına girip linklere tıklıyor ya da çok benzer bir arama yapıyor. Bunu da potansiyel bir işaret olarak kullanabilirsiniz.
Matt Cutts: Teorik olarak. Ben işaretleri kabul etmeyeceğimizi ya da reddedeceğimizi düşünmüyorum. Bu zor bir problem, çünkü bazen bir dilde çok iyi çalışan bir şey, diğer bir dilde çok iyi çalışmayabiliyor.
Eric Enge: Doğru. Sıçrama oranı ile ilgili diğer bir problem de, web ileri gittikçe, insanlara cevap verecek bir çok aracın gelişmesi. Örneğin eğer bir Gadget’ınız varsa, cevabın Gadget’da olmasını istersiniz. Biri sitenize girdiğinde, aradıkları cevabı hemen bulmalarına yardım eden bir şeyi, hemen söylemelisiniz. Aradıklarını hemen bulup çıklamalılar (siz de bundan marka/iletişim çıkarı sağlamış olarsunuz)
Bu kötü bir kalite işareti değil, oldukça pozitif bir kalite işaretidir.
Matt Cutts: Doğru. Bunu daha da ileriye görütürüp kullanıcıların cevaplara arama motorundan direkt olarak ulaşmalarını bir snippet aracılığı ile sağlamış olursunuz ve linke bile tıklamadan cevaba ulaşmış olurlar.
Kaliteyi ölçmek için yeni yollar aramanızı gerektirecek birçok koşulla karşılaşabilirsiniz.
Eric Enge: Aslında doğru. Peki araç çubuğu ve Google analitik verileri?
Matt Cutts: Benim; Webspam takımımın, Google Analitik gruplarına gitmemeleri, onların verilerini kullanmamaları konusunda bir sözüm var. Arama kalitesi ya da diğer Google bölümleri bu verileri kullanabilir fakat benim grubum kullanamaz. Google araç çubuğundaki veriler de oldukça karmaşık olabilir. Bunu görmek için Alexa’yı yükleyebilirsiniz. Eğer yüklerseniz, webmaster sitelerindeki çarpıklığı göreceksiniz. Benim sitemin diğer sitelere oranla çok fazla trafik almadığını biliyorum ve bu önyargıdan dolayı Alexa’da daha yüksekte kayıtlı olabileceğini düşünüyorum.
Eric Enge: Doğru. Bir site sahibi, siteyi ziyaret eden kişilere Google toolbar’ı yüklemelerini tavsiye edebilir.
Matt Cutts: Google araç çubuğunu, Alexa’yı yüklemek istemediğinizden emin misiniz? Webmaster’lar bu konu ile ilgili daha bilinçliler. O yüzden SEO’ların ve webmaster’ların bu önyargısı ilginç.
Eric Enge: Gizli metinlere geçelim. İnsanların gizli metinler kullanmalarının birçok yasal yolu olsa da, yasal olmayan yolları da var. Bunları birbirinden ayırt etmek oldukça zor. Gizli metinlerle nasıl başa çıkıyorsunuz?
Matt Cutts: Birçok gizli metin teknikleri anlatan ve 14 farklı teknik diye yazısını bitiren blog yazarının yazısına rastlamışsınızdır. Bu benim için gerçekten eğlenceliydi. Bu yazıyı bir arkadaşıma yolladım ve “Biz bunlardan kaçını kontrol ediyoruz?” diye sordum. Bazıları tam olarak gizli metin sayılmasa da gerçekten ilginç bir yazıydı.
Bazı koşullarda insanlar, gizli metinlerle uygun olmayan şeyler yapıyorlar ve bunlar da birçok kullanıcımızı oldukça sinirlendiriyor. Eğer web sayacınız bir numara gösteriyorsa, bu sadece bir numaradır, basit bir numara. İnsanlar muhtemelen bununla ilgili Google’a şikayette bulunmazlar, fakat sayfanın altında 4000 kelimeden oluşan bir metin varsa ve kullanıcı bunu fark ederse, gerçekten de sinirlenebilir.
Geçenlerde 6 kelimelik bir gizli metin ile ilgili şikayet eden bir blog iletisi gördüm. Kullanıcı “access panels” sorgusu için karşılaştığı sonuç karşısında oldukça şaşırmış.
Eric Enge: Bu iletiyi görmüştüm.
Matt Cutts: Bence bu kişinin 6 kelime için bu kadar sinirlenmesi çok komik. İnsanlar bu tip anahtar kelime sorunlarına çok takılıyorlar. Sayı da umurlarında değil, 6 kelime için bile şikayet ediyorlar. Bizim felsefemiz, anahtar kelimeler hilelerinin, anlamsız kelimelerin, kötü sayfaların ve bu koşullarının hepsinin bir arada olduğu durumları engellemeye çalışmak.
Gizli metinleri bulmak için, değişik algoritma kombinasyonları ve manüel yöntemler kullanıyoruz. Sanırım sadece Google Webmaster’ları sitelerindeki gizli metinlerden haberdar ediyor. Bu durumda Google, webmaster’lara uyarı mailleri gönderiyor ve onları Webmaster Central’a yönlendiriyor. Genel olarak kısa süreli, örneğin 30 günlük, bir ceza alıyorsunuz. Fakat metni sayfanızdan silmezseniz, cezanız arttırılıyor.
Eric Enge: Peki, bu 30 günlük süreçte, site dizinden mi siliniyor yoksa sadece sırası mı düşürülüyor?
Matt Cutts: Genel olarak gizli metinler, normal bir insanın gördüğünde anlayabileceği tarzda olur. Bazı koşullarda ise bunları anlamak oldukça zordur. Ama büyük çoğunlukla, oldukça belirgin olurlar. fark edilen gizli metinler, 30 gün kaldırılırlar. Eğer gizli metin kaldırılıdsa ya da yeniden yer alma teklifi hemen yapılırsa, bu süre kısalabilir. Eğer metni kaldırmazlarsa, ceza süresi uzatılır.
Biz kullanıcılarımız için en iyi olanı yapmak ve dengeyi korumak istiyoruz. Dizindeki kaynakları, uzun süreli olarak kaldırmak istemiyoruz; özellikle de kaynaklar yüksek kaliteli ise. Fakat aynı zamanda temiz bir dizinimiz olsun istiyoruz ve itibarımızı korumak istiyoruz.
Eric Enge: Doğru. Örneğin “Accesspanels.net” adresi gizli metinlerini kaldırmış ve şu anda "access panels" kelimesi için eski yerlerine, yani 1 numaraya geri geldiler.
Bunu birkaç gün önce kontrol ettim ve gizli metin kaldırılmış. Sitenin altında bir “son güncelleme zamanı” göstergesi vardı. Site benim kontrol etmemden bir gün önce güncellenmişti.
Matt Cutts: Aslında isim kullanarak örnek vermemek gerekir ama bu gerçekten de çok dikkat çekiciydi.
Eric Enge: Doğru. Bir web spam’ini bildirirken; bolg’lara yazmak ve insanların ilgisini çekmeye çalışmak gerçekten etkilidir. Fakat siz webmaster araçları ile giriş yapmanız için imkan tanıyorsunuz ve girişler oldukça çabuk kontrol ediliyor, değil mi?
Matt Cutts: Evet. Spam raporu formlarımız konusunda oldukça dikkatliyiz. Bu formların öncelikli amacı, algoritmamızın kalitesini nasıl arttırabileceğimizi bulmak. Örneğin popüler bir sitenin gizli metni olduğu yönünde bir şikayetiniz olursa, bunu kontrol edeceğimizden emin olun. Örneğin, bir dakika önce konuştuğumuz olay, bizim arkadaşlarımızdan biri de gizli metni kontrol etmişti ve gittiğinden emin olduk.
Biz spam raporlarına bakmanın yanı sıra, internette büyük ve küçük blog’lara da göz gezdiriyoruz.
Eric Enge: Spam olup olmadığını anlamakta çok zorluk çektiğiniz gizli metinler oluyor mu?
Matt Cutts: Google dinamik menüler gibi birçok şeyle oldukça iyi başa çıkıyor. Birçok durumda, gizli metinler için ilginç örnekler kurgulayabilirsiniz. Çoğu zaman bir gizli metine bakıp, zararlı olduğunu, oldukça büyük bir metin yığını olduğunu ya da bir kullanıcı için tasarlanmamış olduğunu söyleyebilirsiniz. Genel olarak çabalarımız, öncelik olarak belirlediğimiz çok önemli şeyler ile ilgili. Eğer anahtar kelimelerle doldurulmuş bir sayfa varsa, buna daha çok ilgi gösteriyoruz.
Eric Enge: Doğru.
Matt Cutts: Biz bir spektrum’daki birçok spam ve kalite tekniği görüntülüyoruz. Okuyucularınıza verebileceğim en iyi tavsiye; bir arkadaşlarından sitelerine göz atmasını istemekeri, Ctrl+A yaparak, kontrol etsinler ve en genel deyimlere odaklansınlar. Bu her sitenin yapabileceği en iyi çalışmadır.
Eric Enge: Oldukça adil. Biz uzun bir süre önce bir site ile ilgili yazmıştık. Bu site linkleri satın alıyordu ve bu linklerin hiç biri etiketli değildi.
Oldukça geniş bir alanı vardı fakat linklerin içerikten farklı olduğunu fark ettik. Linkler sağ ve sol kenarlardaydı, içerik ise ortada. Linkler sitenin içeriğine dahil değildi ve etiketleri yoktu, fakat uygundular.
Matt Cutts: Biz tüm zamanımızı, yüksek ve düşük kaliteli içeriklere bakmakla geçiriyoruz. Sanırım mühendislerimiz ve web spam’iyle ilgilenen diğer insanlar doğal ya da organik görünen spam’lere alışıklar. Belki komik ama insanları bu konuda muhabbet ederken görebilirsiniz.
Aslında doğal ya da organik olmak o kadar da zor değil. Eğer yeterince yaratıcı olunursa, zaten linkler kendiliğinden gelecektir ve bunlar her zaman daha kaliteli linkler olacaktır. Birinin size link vermek istemesinin sebebi, sitenizin çok kaliteli olması ve içeriğinin iyi olmasıdır.
Eric Enge: Sanırım sizde de biraz Las Vegas kumar sendromu var. Birileri bir şeyin işe yaradığını görünce, daha fazlasını yapmaya çabalarlar, daha fazlasını ve daha da fazlasını. Bunu durdurmak zordur. Aslında siz de çizginin nerede olduğunu bilmiyorsunuz ve bunu bulmanın tek yolu var, onun üzerine çıkmak.
Matt Cutts: Webmaster yönergelerinde belirttiğimiz şeyler oldukça sağduyulu. İnsanları “karşılıklı aşırı link alış verişi” konusunda uyardığımızda, insanlar “aşırı” kelimesinin boyutu konusunda endişelendiler. Bence bu biraz komik, çünkü birkaç yanıtta insanlar şu gibi şeyler söylediler: “Eğer bir ton script’i spam mail göndermek için kullanıyorsanız, bu bana aşırı gelir.”
Fakat sonra, insanlar “aşırı” kelimesini çok çabuk algıladılar ve bu da bizim vermeye çalıştığımız şeydi. Böylece sağduyulu davranmaya başladılar. Bazen de bazıları diğerlerine yardım ediyor, böylece sınıra yaklaşma konusunda endişelenmeye gerek kalmıyor.
Eric Enge: Son sorum da linklerle alakalı. Yüzlerce linki birçok yolla alabilirsiniz. Digg’in ilk sayfasında çıkarsınız, ya da New York Times’da haberiniz çıkar ve aniden bir yığın link sitenize akar. Örneğin, eğer belli sayıda link alıyorsanız ve birden bire bu sayı artıyorsa, Google tarafından gelen analiz yardımları var.
Bu da bir spam işaretidir değil mi? Eğer çok hızlı bir şekilde büyüyorsanız ve birden bu büyüme azalırsa, bu da kötü kalite sinyalidir. Yani bir site sahibiyseniz ve bunlardan biri başınıza geldiyse, endişelenmeli misiniz?
Matt Cutts: Ortalama bir site sahibine endişelenmemesi gerektiğini söyleyebilirim, çünkü yeni bir şeyin Digg’in ilk sayfasında yer alması oldukça normaldir. Bu bir gün içinde çok fazla kez olabilir ve orada olmak web siteniz için oldukça ayrıcalıklı bir şeydir. O yüzden iyi bir arama motorunun farklı şeyleri algılaması gerekir; sadece gerçek içerikle değil, haberler ve bu tip şeylerle de ilgili gelişmeleri takip etmesi gerekir.
Bence biz, gerçek linkler ve biraz da olsa yapay olan linkler arasındaki farkı anlayabiliyoruz ve bunu geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.
Zaman içinde ileri giden linkleri görüntüleme konusunda daha çevik olmak ile ilgili çalışmaya devam edeceğiz.
Eric Enge: Digg sistemini çözmüş olmak için ve her hafta orada olmak için baya bir çevik olmak gerekir sanırım. Bunu başaranlar da, kısa sürede birçok linke sahip olurlar ve bu da uzmanların tavsiye edeceği şeydir.
Matt Cutts: Bu da diğer bir farklı konu. Bu durumdayken de insanların ilgisini çekmek için çabalamalısınız.
Eric Enge: İnsanların bazen cevap vermeleri gerekebilir, yoksa hiçbir yere varamazsınız.
Matt Cutts: Doğru. Sanırım bu aralar insanlar, bir arama sorgusu girdiklerinde daha az spam başlık ile karşılaşıyorlar. Tabi ki eğer ona odaklanırsanız hala spam ile karşılaşırsınız. Belli bir süredir Web spam’i ile ilgili, sapma ve çarpıklıklar konusunda ve başlıkta uygun olarak belirtilmiş şeyleri nasıl sıralayacağımız konusunda kafa yoruyoruz. Eskiden en uygun sayfaları, başlığı olmayan sayfaların üzerinde konumlandırmak için kafa yorduğumuz gibi.
Google ile ilgili eğlenceli olan şey şu: mücadele her zaman değişiyor ve işe her geldiğinizde oynayacak yeni bir şeyler oluyor. O yüzden sanırım; arama kalitesi, linkleri elde tutma, itibarı sağlama ve en iyi içerikleri sağlama konusunda çalışmaya devam edeceğiz.
Eric Enge: Çok teşekkürler.
Matt Cutts: Seninle konuşmak zevkti Eric.