Aşağıda röportajını okuyacağınız Google program mühendislerinden Matt Cutts, oldukça akıllı bir adam. Google’ı kullanan herkesin elde ettiği bilginin kalitesi, Matt’in çıkardığı işlerle alakalı. Matt’i takip etmek isteyenler, blog’unu ziyaret edebilirler. Şimdi Dan Skeen ile Matt Cutts röportajını okumaya başlayabilirsiniz.
Dan Skeen: Spam ile ilgili hikayeni ve buna nasıl dahil olduğunu biraz anlatır mısın?
Matt Cutts: Bu ilginç bir soru. Google’da çalışmaya başladığımda, Web spam’leri ile ilgili hiçbir şey bilmiyordum. Bilgisayar grafikleri ile ilgileniyordum. Fakat aldığım ilk görev, Google ailesinin filtresi SafeSearch’ı geliştirmekti. Bu süreçte, dolandırıcılık yapmak üzere olan birkaç site ile karşılaştım; o yüzden de PageRank’ın gerekliliği inkar edilemez oldu. PageRank spam’i internet üzerindeki birçok kişiye uzaylı gibi göründü. O yüzden bu bir uyandırma alarmıydı diyebiliriz ve bir yıl içinde, Web spam’i için tam zamanlı çalışmam istendi. 2001 yılı Nisan ayında, durmaksızın Web spam’i üzerinde çalışıyordum ve genel olarak da arama kalitesi ile ilgileniyordum.
Matt Cutts: Tabi. Eski arama motorlarından birçoğu, linklerden çok sayfa özelliklerini kullanıyorlardı. Webmaster’ların ve arama motoru optimizasyonu yapan kişilerin; hyperlink ve anchor metinlerin ne kadar fark yarattığını görmeleri birkaç yıl aldı. Yani daha önceki spam girişimlerinin çoğu; anahtar kelimeler, rastgele anlamsız kelimeler, insanların sayfalarda oluşturdukları ve tonlarca kelime içeren dizinlerdi. Ayrıca sitede gösterilen içeriklerin arama motoruna yansıtılmaması gibi şeyler de yapılıyordu. Örneğin, çocuklara yönelik bir çizgi film karakterinin, uygunsuz bir siteye bağlantılandırılması gibi…
Şu anda pazarın evrimini gözlemlemek güzel. Çünkü eskiden, büyük bir arama motoru optimizasyon şirketine gidip, Black Hat (arama motoru kalite başlıklarını hiçe sayacak) stratejiler seçmek zorunda bırakılabilirdiniz. Bu tip hizmetler veren büyük şirketler bulmak çok da zor değildi. Fakat neyse ki şimdi, bu tip şeylere çok sık rastlanmıyor. İtibarlı bir SEO firmasına giderseniz, büyük ihtimalle size siteniz için neler yapacaklarını açıklayacak ve riskli olabilecek konularda sizi bilgilendireceklerdir.
Ayrıca, daha az aldatmaca ile karşılaşırsınız. İnsanlar tabi ki zaman zaman farklı teknikler denediler. Ziyaretçi defterlerine giriş yapıp, “Bu site harika. Benim siteme de göz atmaya ne dersiniz” diyerek link verdiler. İnsanlar daha uzun süreli trafik elde edebilmek için, White Hat tekniğini kullanıyorlar ve bazı yöntemler ile linkleri sıralıyorlar. Bu tip trafikler ve sıralamalar, çok daha uzun süreli olabiliyor.
İnsanların aramaya karşı ilgilerinin arttığını görüyoruz; fakat buna oranla White Hat tekniğini kullanan kişilerin sayısı da artıyor.
Matt Cutts: Biz bu konuyu bir yarış olarak düşünmekten uzak duruyoruz. Size bir örnek vereyim. Sayfalarını bir sürü anahtar kelime ile dolduran insanlar vardır ve böylece arama motorlarında daha çok yere sahip olurlar. Bir sorgu girerler ve sonuçları alırlar. Daha sonra bu sonuçlardaki anahtar kelimeleri, arama motorlarını işgal etmek için kullanırlar. Böylece rakiplerinin de önüne geçerler. Ayrıca anlamsız sözlerle de farklı siteler deneyebilirsiniz ve onları birleştirirsiniz. Fakat bu koşulların tümünde, soracağımız şey, bu dilin ne kadar doğal olduğu? Yapay mı görünüyor? Eğer insanlar linkleri almaya hatta çok daha çabuk almaya çalışıyorlarsa, buna tamam diyebiliriz. Aslında, linkleri nasıl alıyorlar? Bunu, etkili bir teknik olarak amaçlayabiliriz.
Diğer bir örnekten bahsedelim. Bazı kişiler de “aldatıcı yönlendirmeler” dediğimiz şeyi yapıyorlar. Örneğin bir JavaScript kullanıyorlar. Böylece bir arama motoru bir sayfayı yüklediğinde, biz bu sayfayı bir web browser gibi açamıyoruz ve bu kullanıcı başka bir sayfaya yönlendirilecek diye düşünüyoruz. Yani arama motoru, orijinal sayfada takılı kalıyor ve o içeriği endeksliyor; daha sonra bir kullanıcı bu sayfaya tıkladığında ve browser’ında bunu görüntülediğinde, farklı bir yere ulaştığını düşünüyor. Yani kullanıcı arama motorunda gördüğünden daha farklı bir yere yönlendiriliyor. Bazı durumlarda ise, kimileri gizlice yönlendirme yapıyorlar.
Matt Cutts: Evet. Bu ilginç. Fakat şu sıralar, bu tip hileler çok da tercih edilmiyor. Cloaking insanların çok ilgisini çekiyor fakat kullanımı çok popüler değil.
Matt Cutts: Duruma göre değişir. Cloaking derken, gizli teknikler ile ilgili daha çok endişe duyuyoruz. Mesela bazıları arama motorunda çizgi film reklamı yapıyor, fakat kullanıcı siteye girdiğinde uygun olmayan içeriklerle karşılaşıyor. Bunun gibi bir şey. Bu tip konulara bakan bir takımımız var. Google haberlerindeki tüm kaynakların en iyi uygulamalar tarafından takip edildiğini denetlemeye çalışıyorlar. Örneğin, First Click Free diye adlandırılan bir şey var. Web sitesine ilk girişin bir koşulu yok, fakat daha sonraki girişler için üyelik ya da bir ücret isteniyor. Üyelik konusu aldatma içermediği için pek de önemli değil. Fakat her koşulda uygun işler çıkartmaya çalışıyoruz ve en iyiyi yapmak için çabalıyoruz.
Matt Cutts: Bu iyi bir soru. Oranları tam olarak söylemek mümkün olmasa da, geçen 5 yıla oranla gelişmeler olduğunu söyleyebiliriz ve gerçekten de biz çok iyi hizmetler sağlıyoruz. Bu konu ile ne kadar ilgilisiniz bilmiyorum ama sitenizde yer alan ziyaretçilere; arama motoru optimizasyonu yapanlara, verdiğimiz iyi yönergelerden bahsedebilirsiniz. Bu yönergeler: e-mail ya da habersiz arama ile size ulaşan SEO’culara biraz daha şüpheli yaklaşmanız ve onlarla çalışmadan önce web sitelerinde yer alan referanslarına yani çalıştıkları firmalara göz gezdirmeniz konusunda bazı tavsiyeler verecektir. Ayrıca, “SEO’cunuz yapmakta olduğu optimizasyon ile ilgili sizi bilgilendirmeli gibi ipuçları da edinebilirsiniz.” Eğer size anlatmaktan çekinecekleri bazı teknikleri varsa, o zaman biraz daha fazla endişelenmeniz iyi olabilir. google.com/webmasters adresinden birçok ayrıntıya ulaşabilirsiniz. Webmaster Central adlı self servis konsolundan da, crawl hataları gibi şeyleri görebilirsiniz. Google sitenizi gezinirken 404’lere, broken link’lere rastlarsa ya da sayfaları görüntüleyemezse neler olacağı ile ilgili bilgi edinebilirsiniz.
Biz; Webmaster Help Center gibi iyi kaynaklar sunuyoruz. Hatta kişilerin siteleri ile ilgili diğerlerinden ve Google çalışanlarından bile yardım isteyebilecekleri bir tartışma grubumuz bile var. Bu hizmetler, SEO konusunda uzman olmak gibi bir çabası olmayan, fakat bu konuda bilgi almak isteyen küçük işletmeler ya da diğerleri için oldukça yararlı.
Matt Cutts: Teşekkürler. Biz çok çalışıyoruz, keşke herkesle birebir iletişime geçebilsek ama o kadar çok webmaster var ki bu mümkün değil. Bu araçların bazıları harika, çünkü site sahibini o kadar iyi destekliyor ve aydınlatıyor ki, çoğu zaman sorunların hepsi çözülüyor.
Matt Cutts: Biz birçok endüstri ve ülke üzerine yoğunlaşıyoruz. Bu endüstrilerin ve ülkelerin hepsinde de çok iyi sonuçlara ulaşmayı hedefliyoruz. Teknikler, ülkeden ülkeye değişebiliyor.
Matt Cutts: Kısmen dil, kültür bazen de ekonomi. Örneğin, Çin’de eskiden olduğu gibi diğer ülkelerde de bir alan adı satın almak, insanların bir günlük maaşlarına denk geliyor. O yüzden bu tip ülkelerde kendi web sitesini oluşturmak yerine, forum’lara ya da bültenlere ileti göndermeyi tercih eden kişilere daha çok rastlanıyor. Her ülkenin kendi karakteri var. Link yapısı ya da o dilde bulabileceğiniz farklı topluluklar gibi daha birçok faktör var.
Matt Cutts: Bazı yenilikler var, fakat internet her zaman uluslar arası bir yer olmuştur ve birçok değişik ülkede SEO’nun devam ettiğini söyleyebiliriz. Google son bir yılda uluslar arası pazarlara daha çok önem veriyor, o yüzden de Google’ın Almanya, Çin, Hindistan ve bu gibi ülkelerde harekete geçtiği görülebilir. Bir yere kadar değişik ülkelerde daha fazla programlama ve farklı aktiviteler görülebilir. Fakat diğer taraftan, bu ülkelerin çoğunda, her zaman farklı aktiviteler mevcuttu diyebiliriz.
Matt Cutts: Örneğin gizli metinler, beyaz fon üzerine yazılmış beyaz metinler ya da bunun gibi kural ihlalleri. Bu siteleri bazen kendi algoritmalarımız ile bazen birinin yaptığı spam raporlaması ile saptıyoruz.
Bu da manüel bir gözden geçirmeye sebep oluyor. Kalite yönergelerimiz ihlal edildiğinde, harekete geçiyoruz ve uygun davranışı sergilemeye çalışıyoruz. Eğer küçük bir işletmeden bahsediyorsak, daha kısa süreli bir plan yapıyoruz ve site sahiplerini uyarıyoruz. Daha önceden de bahsettiğimiz gibi webmaster’a ya da site sahibine bir mail gönderip, onları bu konuda bilgilendiriyoruz.
Webmaster’ları problemden haberdar ettikten Google Webmaster Central’a yöneldiriyoruz. Eğer mail atarsak ve “evet sitenizde sorun var” dersek, insanların bunu onarlamaları gerekir.
Bir sonraki aşama ise, problemin düzeltilmesi. Son olarak yapmak isteyecekleri şey kayıt olmak, buna da yeniden dahil etme teklifi diyoruz, çünkü Google’dan asla tamamen silinmiyorsunuz. Yani aslında yeniden dahil edilmiyorsunuz fakat yeniden gözden geçirilmeniz gerekiyor. Buradaki ölçüt ise, neler olduğundan bahsetmek ve neden cezalandırıldıklarını açıklamak. “Bunu düzeltmek için şunları yaptık, bunun tekrar olmasını istemiyoruz çünkü Google temiz bir içeriğe sahip olmak ve kullanıcılara iyi arama deneyimleri sunmak istiyor” gibi açıklamalar.
Eğer sitenin değiştiğine tüm ihlallerin ortadan kalktığına inanırsak ve bu hataların bir daha yapılmayacağına emin olursak, siteyi içeriğe geri alıyoruz ve eski sıralamasındaki yerine yerleştiriyoruz. Tüm süreç bu şekilde oluyor. Sorunu ortaya koyuyoruz, harekete geçiyoruz, çoğu zaman iletişime geçiyoruz, webmaster’lar değişimi yapıyorlar, yeniden kabul edilme teklifi sunuyorlar ve birçok kez onları kabul ediyor ve eski sıralarına yerleştiriyoruz.
Dan Skeen: Süper. Bana harika cevaplar verdiğin için ve zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.