Matt Cutts ve Suresh Babu röportajından görüntüler:
http://www.youtube.com/watch?v=p8mUXQzwEvs
S.B: Az önce TrustRank’ten ve telif hakkıyla ilgili bir şeylerden bahsettin. Bununla ilgili birkaç şey söyleyebilir misin?
M.C: Öncelikle, TrustRank’in tam olarak ne olduğundan bahsedelim. Çünkü insanların bununla ilgili çelişkileri var. Bunu sorman iyi oldu. Yahoo stajyerlerinden biri TrustRank adında bir şey üzerinde bir şeyler ortaya koymuş. Oldukça ilginç bir sistem fakat Google’dan tamamıyla farklı. Google birkaç yıl önce, bir şifre çalmayı önleme (anti-phishing) filtresi üzerinde çalışıyordu ve bunun için de bir isme ihtiyacımız vardı. Biz de TrustRank ismini seçtik ve telif hakkını aldık. O yüzden herkesin kafası çok karışık, Yahoo’nun bir TrustRank projesi var ve bizim de TrustRank telif hakkımız. Eğer gidip 5 kişiye TrustRank’in ne olduğunu sorarsanız, 5 değişik cevap alabilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=yKGpBdkArys
S.B: Doğal listelemelere oranla, yerel listelemelere kaç kişinin baktığını ya da tıkladığını nasıl ölçebiliriz? Sanırım bunun için bir araç olmalı.
M.C: Özel açılış sayfaları yerel işletmeler için iyidir ve buralarda Google Analytics kullanabilirsiniz. Ya da referrer’a bakabilirsiniz. Çünkü eğer yerel bir özellikten geliyorsanız, referrer şuydu diyebilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=-dSMFiCjwwE
S.B: SEO’lar 2008 yılında neye odaklanmalılar? Bu özelliklerle 2007 oldukça iyi bir yıldı. Peki bu yıl nelere dikkat edilmeli?
M.C: Ben size birkaç cevap vereyim, beğendiğinizi siz seçin. 2007 yılında ve daha önceki yıllarda iyi bir içeriğe sahip olmak, yapılacak en iyi şeydi. Yani temelden başlayın ve yüksek kaliteli içerikler oluşturun. Kişiselleştirme oldukça önemli bir şey. Yani belirli bir demografik özelliği hedefliyorsanız, onlara yönelik içerik sunduğunuzdan emin olun.
Eğer bir web siteniz varsa, iş adresiniz, nerede yaşadığınız ve tüm diğer adresleriniz orada yer almalı. Google’ın yerel işletme merkezine ücretsiz üye olabilirsiniz. “İş yerim burada ve işte haritası” diye onu gösterebilirsiniz.
Sonuncusu ise mobil gelişmeler, çünkü artık herkesin bir cep telefonu var. Cep telefonunuzdan tüm siteleri dolaşabilirsiniz. Eğer web siteniz mobil aygıtlar için de uygunsa, bu oldukça işe yarar bir şeydir. Sitenizi mobil aygıtlar için de uygun hale getirin.
http://www.youtube.com/watch?v=VBzaplA-je0
S.B: Peki Google 1969 ile ilgili ne yapacak?
M.C: Eğer geyik bir birimdeyseniz, 1 Ocak 1969 sizin için özel bir anlama gelir. Birimler bunu “0” zaman damgası olarak kullanıyorlar. Bunu bazen dolaşılan sayfalarda görebilirsiniz. Eğer dolaştığımız zamanı girmediysek, bu tarih çıkar ve biz de “ Bu sayfayı 1969’da gezinmiştim” deriz. Ki o zaman internet filan yoktu. Böyle bir şey gördüğünüzde bize bildirebilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=gscFgaMTm48
Matt Cutts’un Reached TV’ye verdiği röportaj.
R.T: İnsanlar sizi yeterince tanımıyor olabilirler, kendinizden biraz bahseder misiniz?
M.C: Ben Matt Cutts. Google’ın web spam departmanının başkanıyım. Bizim bölümümüz, diğer Google departmanları gibi arama kalitesini arttırmaya yönelik. İnsanların şikayetlerini dinliyoruz, şikayetleri ortadan kaldırmak için elimizden geleni yapıyoruz, yeni algoritmalar üzerinde çalışıyoruz. Yani benim özel görevim, insanların hile yapmalarını engellemek. Her sabah uyanıyoruz ve nasıl daha iyi arama sonuçları sunabileceğimizi düşünüyoruz.
R.T: Bu akşam WordPress ile ilgili konuştunuz ve SEO adına yaptıklarını anlattınız. Bundan biraz bahsedebilir misiniz?
M.C: WordPress bir blog programlama paketi. Blog’lar, insanların çevrimiçi günlükler tutmalarına ve konuşmak istedikleri şeyler hakkında konuşmalarına olanak tanıyor. WordPress açık bir kaynak, yani isteyen ücretsiz olarak indirebiliyor. Sunucunuza yüklüyorsunuz ve onlarca plug-in bulabiliyorsunuz. Son çıkartılan versiyon ise WordPress 2.3. İnsanlar bazen blog’larında yazdıkları şeyi, üç dört yere birden koymak istiyorlar. Wordpress’in yaptığı ise bu gönderilerin hepsinin bir yere koyulmasını sağlamak. Yani onlar her şeyi yapıyorlar ve siz de kendiliğinden arama motoru optimizasyonu yapan bir programa sahip oluyorsunuz.
R.T: Sürekli olarak içeriğin SEO için ne kadar önemli olduğunu duyuyoruz. Hem arama motorları hem de insanlar için uygun içeriğin sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. SEO için verebileceğiniz diğer bir ipucu ne olabilir?
M.C: Önerebileceğim ilk şey, insanların ne için arama yapacaklarını tahmin etmeye çalışın. Bunu hedef kitleniz açısından düşünmeye çalışın. İnsanların size hangi kelimelerle ulaşabileceğini bulun ve sayfanızda onlara yer verin. Böylece arama motoru sayfanızın o arama sorgusu ile alakalı olduğunu anlayabilir. İkinci olarak, işe yarar hizmetler sunduğunuzdan emin olun. Mesela biri bana çeviri ile ilgili sitesinin neden ilk sırada olmadığını sordu. Sitelerine baktım ve site bir broşür gibiydi. 5 sayfa vardı. İletişim, hakkımızda filan gibi sayfalar... Ben ilk sırada yer alan siteye baktım. O site Japoncadan İngilizceye çeviri sitesiydi. Ve birçok çalışma vardı. İsminiz Japoncada nasıl yazılıyor gibi şeyler ve daha fazlası… Orada bir kaynak vardı. İnsanların siteye tekrar gelmeleri ve siteden bahsetmeleri için bir sebep vardı. Yani sadece “İşte şirketimiz bu ve sizin için yapabileceklerimiz bunlar” gibi şeyler yoktu.
R.T: Küçük işletme sahipleri, meta tag, tittle tag ya da bu tip şeyleri can sıkıcı buluyor olabilirler. Peki, onlara arama motoru optimizasyonu için ne önerebilirsiniz?
M.C: Evet bu gerçekten biraz korkutucu olabilir. Ama asla korkmayın. Üzerinde ne kadar çok zaman harcarsanız, o kadar iyi olursunuz. Bu Adwords’de de oluyor, insanlar Adwords’e kayıt oluyorlar ve kullanmaya başladıkları ilk gün, birçok hata yapabiliyorlar. Bu çok doğal. Ama ne kadar çok zaman harcar ve uğraşırsanız, o kadar çok gelişirsiniz. Bu SEO için de geçerli. Ücretsiz birçok kaynak bulabilirsiniz. Daha çok bilgi için oldukça iyi forumlar var, ayrıca Google Web Yöneticisi Merkezinden de yararlanabilirsiniz ki buraya
http://www.google.com.tr/webmasters/ adresinden ulaşabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, bir siteniz olduğunu kanıtlamak için giriş yapmak ve daha sonra her tür bilgiye ulaşabilirsiniz. Hangi sorgular için göründüğünüz, kullanıcıların yaptıkları tıklamalar… robots.txt’nizi test edebilirsiniz. Mesela bazı insanlar yanlışlıkla, sitelerinin tüm arama motorları tarafından dolaşılmasını engelliyorlar ve sonra sinirlenip neden benim içeriğime göz atmadınız diyorlar. Bu tip araçları kullanarak onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Google’ın birçok ücretsiz kaynağı var. Yerel İşletme Merkezi de bunlardan biri. İşletmenizin adresini bize söylüyorsunuz ve Google Haritalarda ücretsiz olarak yer alabiliyorsunuz. Bu tamamen ücretsiz, çünkü aynı zamanda bizim de daha iyi arama sonuçları sunmamızı sağlıyor.
R.T: Google Haritalardan biraz bahsedebilir misiniz? Mesela bazen arama sonuçlarının ilk sıralarında haritalar görüyoruz. Bunları anlatır mısınız?
M.C: Bazen kullanıcılar, belirli bir yer için arama yapıyorlar. Mesela bir restoran için. O zaman onlara bir harita göstermek gerekiyor. Fakat bazen de özel bir işletme için arama yapmıyorlar. İşte bu ikisini ayırt edecek algoritmalarımız var. İnsanlar algoritmayı değiştiremezler fakat yerel işletme isimlerini kullanarak kayıt olabilirler, adreslerini belirtebilirler ve bu da cidden işe yarar.
R.T: Web Yöneticisi Araçlarından bahsettik. Bir de Site Haritasından bahsedelim. Site haritası tam olarak nedir ve ne işe yarar?
M.C: Site haritası Google’a, bir web sitesi için nelerin önemli olduğunu söyler. Site haritasında öncelikleri belirtebilirsiniz. Daha önemlisi, başlangıçta çok fazla linkiniz olmayabilir, bu yüzden sitenizi en ince ayrıntısına kadar gezinemeyebiliriz. Site haritası ile Google’a “Sitemde 20 sayfam var ve işte URL’leri bunlar” diyebilirsiniz. Aslında bunun garantisi yok, yani bu site haritalarını bize verdiyseniz, biz bütün sayfalarınızı geziniriz diye bir şey yok. Fakat bu kesinlikle sitenize bir zarar vermez ve işe yarar bir şeydir, o yüzden kullanılmasını tavsiye ederim.
R.T: Biraz da video’lardan bahsedelim. Video’ları YouTube’e mi göndermeliyiz yoksa Google Video daha mı iyidir? Nerede yayınlanmalı ve video’ların izleneceğinden ya da kullanıcılar tarafından bulunacağından nasıl emin olabiliriz?
M.C: Eğer video’nuz 10 dakikadan kısaysa, YouTube’e koyabilirsiniz. Eğer 10 dakikadan fazlaysa, mesela 1 saatlik bir şeyse, Google Video’yu kullanmak daha uygun olur. Arama motorlarının video’larda konuşulanları anlaması hala çok kolay değil. O yüzden video’nuzun iyi meta etiketlerine ve etiketlere ihtiyacı var. İnsanların hangi sorgularla video’nuza ulaşmasını istiyorsanız bunu yazmalısınız.
R.T: Son olarak index’e yerleştirme ile ilgili bir soru sorayım. Mesela CSS’in Flash ya da JavaScript’ten daha kolay ulaşılabildiğini biliyoruz. Bununla ilgili yorum yapabilir misiniz?
M.C: Sitenizde Flash ya da JavaScript kullanıldıysa, içeriği yorumlamak oldukça zor oluyor. Bence Google, JavaScript’lerdeki link’leri ya da o tip şeyleri bulma konusunda oldukça iyi iş çıkartıyor. Fakat tüm arama motorlarını düşünmeniz gerek. Size bu konuda varabileceğim tavsiye Flash’ı bir dekorasyon olarak sayfanın bir kısmında kullanın. Fakat dolaşım mutlaka HTML olmalı. Sayfanız ne kadar basit olursa o kadar iyi. Çünkü Flash’ı algılamak için, çok fazla çaba sarf etmek gerekiyor.