PayPerPost

PayPerPost (Posta Başı Ödeme), Google’a karşı
Google’ın arama algoritması ile ilgili yapması gereken tek şey, SWOT analiziydi. Ve tüm PayPerPost dünyasını kaosa sürükledi.
Ayrıntılar biraz karmaşık ama işin özü şu: Google, index’inde yer alan tüm siteler için 0 ile 10 arasında bir PageRank değeri belirliyor. Sıralama (ranking) bir sitenin önemini simgeliyor ve Google tarafından belirleniyor: “Bir sitenin PageRank’i ne kadar yüksekse, o site o kadar popüler bir sitedir” anlamına geliyor. Google PageRank algoritmasını kısa bir süre önce değiştirdiğinde, PayPerPost sistemi ile çalışan birçok blog sahibi, PageRank’lerinin 0’a düştüğünü gördüler. Yani PayPerPost için sahip oldukları site itibarları ellerinden alındı.
PayPerPost da bunun karşısında sessiz kalmadı. PayPerPost kurucusu Izea şirketi, blog’cularının, Google tarafından ellerinden alınan finansal güçlerini geri kazanmaları için yeni bir ürün piyasaya sürdü.
PayPerPost’un iş alanı, başlangıcından beri biraz çelişkiliydi. Şirket, blog sahiplerine, reklam verenlerin çıkarları doğrultusunda gönderdikleri yazılar için ödeme yapıyor.
PayPerPost blog sahiplerinin sayısı yaklaşık olarak 100.000. Bunlardan bir çoğu Google’ın yeni PageRank algoritması ile gelirlerini tamamen yitirmişler.
Reklam verenler, blog’cuların postalarını PageRank değerlerine göre satın aldıkları için, PayPerPost kullanan blog sahipleri algoritmanın değişimini anında hissettiler. Hatta bazıları bu işin tamamen sona erdiğini düşünmeye başladı. Lisa isminde bir blog sahibi, kendine yeni bir iş bulmak zorunda olduğunu yazmış.
“Gelecek aya kadar bir değişiklik olmazsa, blog’umdan hiçbir gelir elde edemeyeceğim. PageRank’ten dolayı ziyaretçi sayım düşmedi fakat, ziyaretçiler artık “gelir” anlamına gelmiyor.” diyor Lisa.
Birçok kişinin aksine Izea kurucusu ve CEO’su Ted Murphy, PayPerPost pazarının yok olacağına inanmıyor.
“PageRank’leri ellerinden alınan insanlar sinirli olsalar ve bununla ilgili olumsuz yorumlar yapsalar da biz, oldukça şanslıyız; çünkü pazarımızın likiditesi zarar görmedi.” diyor.
Izea, bu hoş olmayan durumu ortadan kaldırmak için, RealRank adında yeni bir sistem oluşturdu. Şirkete göre bu yeni sistem, blog’ların trafiğini ve etkisini çok daha doğru bir şekilde yansıtıyor.
Murphy’nin açıklamasına göre bir kaç hafta önce RealRank’in başlamasından bu yana, PayPerPost reklam verenlerinin %60’ı, blog’ları seçerken sistemi kullanabilmek için geliştirilen aracı indirmişler bile.
“Geçen yıllarda da insanlar 7 veya 8 kez, her şeyin sonuna gelindiğini söylediler. Fakat hesaba katmaları gereken bir şey var, blog sahiplerimizin sayısı katlanarak artıyor.”
Bir PayPerPost müşterisi, arama motoru optimizasyonu firması Apogee Search, meydan okumanın devam edeceğini düşünüyor. CEO William Leake’e göre, problemin bir kısmı, çok fazla posta gönderenin, bir reklam verenin sitesine bağlantılandırılan linkten biraz daha fazla değer yaratması. Bir siteye giden linklerin sayısı, sitenin PageRank’inin artmasını sağlıyor, fakat bir ürün ile ilgili genel görüşü etkilemiyor.
“Bence, bu değişikliğin büyük bir kısmı kalıcı olacak ve meydan okuma devam edecek” diyor Leake.
Leake, Apogee’nin, müşterileri adına, PayPerPost için binlerce dolar ödediğini belirtiyor ve PayPerPost ağının yeniden yapılandırılması gerektiğini söylüyor.
“Bu onların ekosistemindeki büyüme sürecinin bir parçası. PayPerPost, sadece arama motoru optimizasyonu için link sağlamaktan ziyade, devam edebilmek için çok daha güçlü bir sebep bulmalı. Diğer taraftan, Google insanlara, bunun bir Google dünyası olduğunu ve ne yapmak isterse yapabileceğini hatırlatıyor. Bu gerçekten de hiç sevimli değil” diyor Leake.